Dursun    Yıldırım


Dursun Yıldırım

ÖĞRETMEN

Yazar Paylaşımları

YÜZLERCE YILLIK PAZAR ''KARAOVACIK''

Karaovacık Yaylası dört bir yanı yüksek ortası düz bir çanak içindedir.Karaovacık;yüzlerce yıldan bu yana bir buluşma merkezidir.Pazar yeridir.
Espiye,Tirebolu,Kürtün,Güce,Yağlıdere, ve daha bir çok yerin ve civar köyün otçu göçü burada toplanırdı.Yaylaya dört bir yamaçtan silahları ata ata inen konaklar;en çok hangi konak silah yakmışsa en çabuk hangi konak gelmişse Karaovacık’ın ağa konağıdır diye çevrede nam salınırdı.Ayrıca burası bir panayır yeri olduğundan alışverişler yapılırdı.Kazıkbeli,Kürtün,Şebinkarahisar,Harşit,Tirebolu,Espiye,Alucra ve daha bir çok yerden gelen ürünler burada satılır,değiş tokuş edilirdi...Otçu göçleri üç Cuma sürerdi.Yani üç hafta her Cuma buraya gelinirdi.Halk burada yer içer oynardı.Oyun olarak genellikle horon oynanırdı.Büyük halkalar kurularak oynanan bu oyunlar,kemençe eşliğinde,az da olsa davul zurnayla oynanırdı..

Yazıyı Oku

ESKİ ZAMAN HİKAYELERİ (ALLAH'IN VERESİ OLDU MU TÜFEK DİPÇİĞİYLE VURA VURA VERİR)

ESKİ ZAMAN HİKAYELERİ

(ALLAH'IN VERESİ OLDU MU TÜFEK DİPÇİĞİYLE VURA VURA VERİR)

Çakrak Giresun'un en eski yerleşim yerlerinden biridir.Alucra ilçesine bağlıdır.Bir dönem Türkler ve Rumlar bir arada yaşamıştır.Bölgede çok sayıda harabe durumda kilise ve kemer köprü bulunmaktadır.Yağlıdere-Alucra yolu güzergahında olması dolayısıyla yolu kullanan vatandaşların dikkatini çeken kilise ve kemer köprü,Rumların geçmişte bölgedeki yaşantıları hakkında bilgi sahibi olunmasını sağlamaktadır. 

Yazıyı Oku

KARAOVACIK YOLUNUN MİMARI/MERYEMOĞLU MEHMET ÖZKUL(1924-1981)

Çocukluğumuzun ve gençliğimizin en renkli simalarından biriydi.Babamın deyişiyle en az 20 obaya yol yaptırılmasına öncülük etmiş iyi bir insandı...Benim çocukluğumda araba yolu Karadoğa’ya kadardı.O zamanların kamyonculuğu da yolculuğu da oldukça zordu.Uzun ve çileli bir yolculuğun ardından Karadoğa’ya ulaşılırdı.Haravalı katırcılar kiralanır, eşyalar yüklenir, çoluk çocuk,inek,dana ve daha ne varsa önlere katılır, obalara varılırdı…Meryemoğlu Mehmet Özkul da bu efsane olmuş kamyonculardan biriydi.Espiye’de fındık ve zahire ticaretiyle uğraşıyordu.Aynı zamanda obalara nasıl yol ulaştırabiliriz diye de kafa yoruyordu.

Yazıyı Oku

GÜCE YÖRESİNDEN BİR OTÇU GÖÇÜ TÜRKÜSÜ

"Tirebolulu Binbaşı Hüseyin Avni, 1915’te yazdığı bir makalede, Tirebolu yöresindeki
Çepni Türklerinin eski töreleri olan otçu göçünü koruyup, sürdürdüklerini belirtmiştir. Otçu
göçünün kökenlerini irdeleyen makalede, göçer Türklerin eskiden hayvancılıkla meşgul
oldukları ancak bunların, ailelerin ihtiyaçlarına cevap vermemeye başlamasıyla ekinliklerin
ortaya çıktığı ve böylece toplumun iki ayrı meşgaleye yönelmek zorunda kaldığı
bildirilmektedir. Hayvancılığın ve tarımın vazgeçilmez uğraş haline gelmesiyle işler ikiye
bölünmüş, ortaya otçu göçü çıkmıştır.
Hüseyin Avni’nin bildirdiğine göre, Osmanlı hâkimiyetinin son yıllarına dek yöre insanı
her yıl şubat ayı sonlarında yaylalara çıkmaya başlardı.Genellikle köylerde çalışacak güce
sahip olmayan çocuklar ve yaşlılar, hayvanlarla birlikte yaylaya gönderilirdi.İş yapacak gelinler
ve yetişkinler köyde kalırlar, imece usulüyle tarlaları ekerlerdi. Yöre arazilerinin genelde yamaç
olmasından dolayı sabanla tarla sürme yaygın değildi.Mayıs ayına dek süren darı ekimi ve
tarladan yabani otların iki defa kazılmasının ardından yayla hazırlıkları başlardı.

Yazıyı Oku

BARIŞ GÖNÜLLÜLERİ(!)PROJESİ ESPİYE VE ÖĞRETMEN JOHN OLİN/1960’LI YILLAR

‘’Barış Gönüllüleri Örgütü 1961 yılında ABD’nin resmi bir birimi olarak kurulmuştur. Barış Gönüllüleri’nin amacı, ABD’yi diğer devletlere tanıtmak, diğer devletleri yakından tanımak, az gelişmiş ülkelere sosyal ve ekonomik kalkınmaları konusunda yeterli vasıflara sahip iş gücü sağlamak olarak ifade edilmiştir. Diğer yandan ABD, Barış Gönüllüleri'ni soğuk savaş döneminde Sovyet Rusya'ya karşı silahsız bir güç olarak kullanmıştır. Barış Gönüllüleri, ABD-Türkiye arasında 1962 yılında imzalanan bir anlaşmayla Türkiye’ye gelmeye başlamıştır. Barış Gönüllüleri’nin faaliyetleri, zararlı olduğu gerekçesiyle oluşan toplumsal ve siyasal tepkiler sonrasında durdurulmuş ve Barış Gönüllüleri, 1971 yılından sonra Türkiye’ye gelmemiştir. Türkiye'de bulundukları süre içerisinde resmi rakamlara göre, toplam 1460 Barış Gönüllüsü Türkiye’nin çeşitli bölge, il, ilçe ve köylerinde eğitim, sağlık, toplum kalkınması, köy kalkınması çerçevesinde farklı programlarda görev yapmıştır…’

Yazıyı Oku

NÜFUS DEFTERİNDE ESPİYE KÖYÜ(1845)

NÜFUS DEFTERİNDE ESPİYE KÖYÜ(1845)


‘’Bugün Giresun ilinin bir ilçesi olan Espiye, Osmanlı döneminde köy statüsünde idi ve 1957 yılında ilçe oldu. Belediye teşkilatı Cumhuriyet döneminden önce de vardı (1912 [?]). Maden nakliyatı ile dikkat çeken, Tirebolu vergi gelirleri biriminin bir parçası olan Espiye, iskeleden kasabaya dönüşmüş bir yerleşim yeridir.
1261 (1845) sayımında Espiye'de tamamı Müslümanlardan oluşan 156 hanede 221 yetişkin, 206 çocuk ve 56 yaşlı erkek nüfusu bulunuyordu. Bu sayımda öğrenildiğine göre Espiye'de "Şeyhoğlu, Kürtünoğlu, Alemdaroğlu, Yanukoğlu, Muradoğlu, Kürtoğlu, Hacıoğlu, Kelsalihoğlu, Dilikoğlu, Zuğanhacıoğlu, Kırhasanoğlu, Toramanoğlu, Kabagözoğlu, Çakıroğlu, Mucukoğlu, Koçalioğlu, Sokaroğlu, Meryemoğlu, Böcüklüoğlu, Küçükalioğlu, Abbasoğlu, Sırgancıoğlu, Fakoğlu, Kabakulakoğlu, Kırgözoğlu, Keloğlu, Pireoğlu, Teberoğlu, İbiloğlu, Emiralioğlu, Habiboğlu, Sedelikoğlu, Tıflıoğlu" isimli ve diğer sülaleler(Bütün sülaleler belirtilmemiş) bulunuyordu. Bugün Espiye'de bu nisbeli sülalelere ait kişiler hayatını sürdürmektedir..’’

Yazıyı Oku

ALUCRALI HEMŞEHRİLERİMİZ/EKİNCİLER

 ‘’Ha kutuplarda bir Eskimo genci 
Ha Yeniköy’de bir Ekinci…
 Ben bir garip Alucralı’yım
 Selim Ağa çeşmesinin başında 
Çalıştım da kazandım,
 Haram yoktur kursağımda… ''

   100 yıl öncesi Alucra ilçesinin Tirebolu yaylalarına bakan köylerinden kalkıp göç etmişler buralara… ’Tirebolu’nun taşı toprağı altın’misali gelip yerleşmişler önce Tirebolu’ya sonra Espiye ve de memleketin her tarafına ...

Yazıyı Oku

ESPİYE 1836

‘’1836’lı yıllarda Espiye’den geçen Ispartalı Seyrani şu dizeleri söylemiştir: ‘’Andan binip biz yolumuzu seçtik/Espiye bellerin yel gibi geçtik.’’.. Espiye,Osmanlı döneminde Tirebolu kazasına bağlı bir köy statüsünde iken bir İskele-Pazar olarak önem kazanıp gelişme göstermiş ve 20.yüzyılda tam anlamıyla bir kasaba ve Cumhuriyet döneminde de ilçe merkezi haline gelmiştir…

Yazıyı Oku

EFSANELER DAĞI/AKILBABA(HALBABA)

Akıl Baba dağının adı halk arasında ''Halbaba'' nadiren de ''Zuhur Baba'' diye anılır.Halbaba yöre halkının yayla yaşayışı sırasındaki en sık uğrak yerlerinden bir tanesidir.Yaylaya çıkıp köylere/şehirlere dönenlere sorulan ilk soru genellikle 'Halbaba'ya çıktın mı?'şeklindedir... Rivayete göre Horasan Erenlerinden, Hacı Bektaş Veli Hazretlerinin ve onun talebesi makamı Güvendi yaylasında bulunan Güvenç Abdal Hazretlerinin de müridi olan Akıl Baba bu civara yerleşen Türkmen/Çepni Bektaşi dervişlerdenmiş ve hastalara şifa, dertlilere deva sunar, onların dertlerini keramet ''Zuhur'' ettirerek ''Hal'' edermiş.Hal kelime itibariyle bir sorunu çözme,karışık bir sorunun içinden çıkma,bir sonuca varma anlamlarına gelmektedir... 

Yazıyı Oku

ESPİYE DERESİNE TAŞ KÖPRÜ KURULACAK(1898)

"Osmanlı devrinde halkın başlıca şikayetleri arasında yol yokluğu gelmekteydi.Gülhane Hattı Hümayunu’nun ilanından itibaren devletin bir bayındırlık(nafia)politikasına sahip olması gerektiği kavranmış ve harekete geçilmişti…II.Abdülhamit devrinde nafia işleri ticaret işleri ile birlikte bir nezaret halinde teşkilâtlandırılmıştır.Bu nezaretin yapısında nafia komisyonu ile şimendiferler,köprüler ve şoseler müdürlükleri vardır…Tirebolu kazasında köprü yaptırılmak istenen yerler arasında Espiye Deresi olarak da bilinen Gelevara Deresi vardır.Gelevara Deresi üzerine köprü yapılması halkı o kadar meşgul etmiştir ki,daha sonra bu halkın dilinde kolbastı havasında bir türkü olup çıkmıştır:

Yazıyı Oku

BİR FOTOĞRAFIN HİKAYESİ VE ÖĞRETMEN MEHMET AYDIN

Bu foto 1975 yılında eski belediyenin önünde bir bayram töreni sırasında çekildi.Benim bu fotoda yer almamın hikayesi dün gibi aklımda.Lise 1.sınıftaydım.O yıllarda bayram törenlerine askeri usul manga düzeninde giderdik.Yani büyükler önde küçükler arkada.Ben kısa boylu olduğum için töreni izlemem mümkün değildi.Arka sıralardan grubu yara yara öne kadar ulaştım.O ulaşmanın rahatlığıyla elimi iki yana açarak oh dedim dünya varmış.O sırada foto çektiriliyormuş.Fotoğrafçı deklanşöre bastı ben de karede yerimi aldım.Foto yıllar sonra bana ulaştı.İlk dikkatimi çeken sol baştaki öğretmenle(beyaz elbiseli), sağ baştaki kız öğrencinin bana tepkisel bakışı oldu…

Yazıyı Oku

ESPİYE TARİHİNDEN NOTLAR/1916-1919

‘’Savaş şartları nedeniyle görülen lüzum üzerine,Posta ve Telgraf Nezareti,Tirebolu merkezini geçici olarak kapatarak,17 km kadar batısında bulunan Espiye’de 23 Eylül 1332’de(6 Ekim 1916)yeniden bir posta merkezi kurdu… 14 Ağustos 1916 ve19 Ekim 1916’daki tertiplenmeye göre 3. Orduya bağlı 37.Kafkas Piyade Tümeninin Tirebolu’da olan karargahı,1916 yılı sonunda Arpacık Köyü’ne intikal etti… Bolşevik İhtilali ile birlikte Kasım 1917 sonlarında Rus kuvvetlerinin çözülmesi,Türk birliklerinin 12 Şubat 1918’de ileri harekatı Rusların bölgeden çekilmesini sağladı.Rusların çekilmesinden sonra da halkın ve muhacirlerin başta açlık ve salgın hastalıklar olmak üzere yaşadıkları sıkıntılar devam etmekteydi.Arageriş köyü muhtarı Abdurrahman,Çeğel köyü muhtarı Ali Osman,Adabük köyü muhtarı Muhsin,Çukur köyü muhtarı Ahmed ile ahaliden Ali,Hasan,Mustafa ve Mehmed adlı şahıslar Espiye’den çektikleri telgrafta,geçen yıl yeterli miktarda tohumluk verilmediğinden aç ve çaresiz kaldıklarını söylüyorlar,halkın mahv ve perişan olmaması için yeterli miktarda tohumluk verilmesini Dahiliye Nezaretinden talep ediyorlardı(17 Nisan 1918)…

Yazıyı Oku

ESPİYE MEKTEBİ’NİN KURULUŞU VE EĞİTİM/1922

İdari bakımdan 1929’da Tirebolu ilçesine bağlı bir nahiye durumunda olan Espiye’de ilköğretime yönelik nitelikli bir adımın izlerine 1921-1922 öğretim yılında rastlıyoruz…Tedrisat-ı İptidaiye Kanun-u Muvakkati’nin (Geçici İlköğretim Kanunu) 1913 yılında yürürlüğe girmesinden 8 yıl sonra o günlerde idari bakımdan Tirebolu kazasına bağlı köy statüsünde olan Espiye’de ilkokul açıldığı sözlü açıklamalardan anlaşılmaktadır.

Yazıyı Oku

1 MAYIS 1880/ESPİYE PAZARININ PAZARTESİ GÜNÜ KURULMASI

1 Mayıs’ın ‘Emek ve Dayanışma Günü’ olmasının yanında Espiye için de önemli bir tarafı vardır.Eskiler hatırlar yöremizde ‘Eski Pazar’ diye söylenen bir tabir vardı.Bunun nedeni bir zamanlar Espiye pazarının pazar günleri kurulması, daha sonra ise 1880 yılının 1 Mayıs günü alınan bir kararla pazartesiye alınması ve halkımızın eski pazarı unutmaması…’’Gümüşhane ve Espiye madenlerinin bir sevk iskelesi olan,o zaman Tirebolu kazasına üç saat mesafede bulunan Espiye köyünde Pazar kurulması bir hayli eski yıllara dayanır.

Yazıyı Oku

ZAMANDA YOLCULUK -- ESPİYE BELEDİYESİ / 1967

Espiye kasabasına belediye teşkilatı 1953 yılında kurulmuş olup,1954 yılında faaliyete geçerek birçok hizmetleri görmüş, kasaba her yıl için daha gelişmektedir.1957 yılında ilçe olan Espiye’nin merkez nüfusu 1965 sayımına göre ....

Yazıyı Oku

BAŞLARKEN; ’Gezgin Gözüyle’

Değerli dostlar; Yıllardır memleketimin tarihi ve doğal güzelliklerini,kültür hazinelerini ,insan hikayelerini gerek gezerek , gerek tanıklardan dinleyerek en fazla da değerli mahalli tarih araştırmacılarımızın eserlerinden yararlanarak kendi sosyal medya sayfamda yazmaya çalışıyorum.

Yazıyı Oku

GEZGİN GÖZÜYLE ADLI BU KÖŞEMDE YAKINDA SİZLERLEYİM.

Espiye'mizin yetiştirmiş olduğu araştırmacı gezgin ,öğretmen Dursun YILDIRIM Espiye'mizin internetteki sesi Haber Espiye.com’da her Ay “GEZGİN GÖZÜYLE” adlı .....


Yazıyı Oku