Ahmed  Çıtlakoğlu


Ahmed Çıtlakoğlu

Mali Müşavir

Yazar Paylaşımları

Yolsuzluklara asla prim verilmeyecekmiş!..

Cumhurbaşkanı Erdoğan diyor ki: "Asla suistimallere yol vermeyeceğiz. Yolsuzluklara asla prim vermeyeceğiz…” 
Sayın Erdoğan bu konuşmayı AK Parti İl Başkanları toplantısında milletvekilleri ve il başkanlarına hitaben yapıyor.
*
Kulağa hoş gelen ve istikbalde güven vaat eden bu mesajı acaba nasıl yorumlamak gerekir?
- Sayın Erdoğan, böyle bir mesaj verme ihtiyacını acaba neden hissetmiş olabilir ki?
- “… vermeyeceğiz…” denilirken, bu gelecekle alakalı bir ifade… Yani “bundan böyle asla yolsuzluk olmayacak” demektir… Peki, bu ifade, geçmişte yolsuzluk olduğu anlamına gelir mi?
*

Yazıyı Oku

Hastasını tanımayan aile hekimi..

Hastasını tanımayan aile hekimi..
Ve randevusuz hasta kabul etmeyen öğretim üyesi olur mu?

Aile hekiminizi tanıyor musunuz?
Aile hekiminiz sizi tanıyor mu?
Mesai saatleri dışında aile hekimine ulaşmak mümkün müdür?
Aile hekiminiz sizleri hiç evinizde ziyaret etti mi?
“Randevusuz hasta kabul etmiyoruz” denilerek hiç hastaneden kovulduğunuz oldu mu? 

Yazıyı Oku

Kurban Bayramı Turizme Kurban Edilmemeli…

‘‘Kenar-ı Dicle’de bir kurt aşırsa bir koyunu, gelir de adl-i İlahi sorar Ömer’den onu.”
***
Kurban Bayramı Turizme Kurban Edilmemeli…

11 Ağustos Pazar,Kurban Bayramı… 

Kurban Bayramı, Kurban kesmeye ve eş-dost, sıla-i rahim (akraba) ziyaretlerine vesile olması sebebiyle Müslümanlar için büyük bir nimettir, ibadettir… Bazıları için bir tatil fırsatı, bazıları için de hayvan pazarlama fırsatıdır.
***
Kurban; İbrahim aleyhisselamın oğlu İsmail aleyhisselamı Allah için feda edebilmesinin, oğul Hz. İsmail’in de babası Hz. İbrahim’e itaat ve teslimiyetinin sembolüdür.

Kurban Bayramı;“Ben hanif (hakka yönelmiş) olarak, yüzümü gökleri ve yeri yaratan Allah’a çevirdim ve ben müşriklerden değilim. Şüphesiz benim namazım, kurbanım, hayatım ve ölümüm âlemlerin Rabbi olan Allah içindir. O’nun hiçbir ortağı yoktur. Ben bununla emrolundum ve ben Müslümanların ilkiyim.” diyerek, Resul-i Ekrem’in sünneti üzere kurbanlarını kesenlerin bayramıdır…

Yazıyı Oku

Fındıkta çözüm olmaz!..

Nasıl ki savaş sanayi baronlarının saltanatının devamı için dünyada savaş bitmez ve barış olmaz ise;
Nasıl ki ilaç sanayi baronlarının saltanatının devamı için hastalıklar bitmez ve tedavi olmaz ise;
Fındıkta da fındık sanayi baronlarının saltanatının devamı için fındık üreticilerinin dertleri bitmez ve çözüm olmaz!..
*
Fındıkta bilinmeyen hiçbir şey yok. Herkes her şeyi gayet iyi biliyor. İyi biliyorlar ki, çözüme fırsat vermiyorlar.

Devlet ve hükümet yetkililerinin koruması altındaki fındık baronlarının söz sahibi olduğu yerde artık fındığın problemlerinden, üreticinin dertlerinden bahsetmek, çözüm teklifleri sunmak; abesle iştigal etmek olur, zaman israfı olur.
Fındık piyasasında belirleyici tek söz sahibi Herkül ise, fındık diyarının âciz cüceleri ne yapsın!
*

Yazıyı Oku

AK Parti’de değişim, mümkün olur mu?..

“Kuvvetli bir hükümdarın adil bir veziri, efendisinin bütün adaletsizliklerini tamir edebilir. Fakat bizzat vezir de zalim olursa devlet binası yerle bir olur.” (Timur)

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 31 Mart seçimlerinde milletin mesajını değerlendirmek üzere istişarî görüşmelere başlamış bulunuyor.
İlk seansta Milletvekilleriyle yaptığı görüşmelerden basına sızdırılan bilgilere göre; 
- Sn. Erdoğan’ın “Önümüzdeki süreçte bazı tasarruflarımız olacak, alacağımız kararlara herkesin saygı duymasını bekliyorum”dediği…
- Hem kabinede, hem AK Parti Meclis grup yönetiminde, hem de parti yönetiminde (bazı MYK üyelerinin gerekirse hemen istifa ederek(!) MYK’da ve kısa sürede olağanüstü kongreyi gidilerek de MKYK’da)büyük değişiklikler yapılacağı…
- İl Teşkilatlarındaki değişimin önce İstanbul il yönetiminden başlayacağı...
- Parti yönetimine yapılacak değişikliklerin en erken iki hafta en geç 3 ay içinde olabileceği…
- Kabinedeki değişikliklerin, Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine yönelik ‘revizyon’ çalışmasından sonraya kalabileceği; iddia edilmektedir

Yazıyı Oku

Yaz Kur’an Kurslarının TRT’de haber değeri neden yok?

Okullar yaz tatiline girdikten sonra Diyanet İşleri Başkanlığı bütün camilerde gençlere Yaz Kur’an Kurslarını hizmete sunuyor.
Camilerde Yaz Kur’an Kursları 17 Haziran Pazartesi itibariyle başlamış bulunuyor.

Yazıyı Oku

Babalar Günü !....

“Rabbimiz! Eşlerimizi ve çocuklarımızı bize göz aydınlığı kıl ve bizi Allah'a karşı gelmekten sakınanlara önder eyle”(Furkân, 25/74)
***
Baba (ve anne), Rabbimizin, kendilerine iyi davranmanızı kesin olarak emrettiği, dünyaya gelişimize, doğup büyümemize, yetişmemize vesile kıldığı ebeveynimiz!..

Evlat varsa, baba da vardır…Evlat yok ise, hele hele evlat olup da hayırlı evlat yok ise baba da yoktur.
***
Babaların gözlerinde şefkati evlatlar göremezler…  Tâki babalar ölünce fark ederler!

Baba Çınar Ağacı gibidir… Meyvesi olmasa bile onun gölgesi yeter.
Gölgenin kıymetini ancak gölgeye ihtiyaç duyan bilir. Gölgeye ihtiyaç duymayan gölgenin kıymetini ne bilir!

Suyun kıymetini en iyi ancak susuzluk çeken bilir… Susuzluk çekmeyen, suya ihtiyacı olmayan suyun kıymetini ne bilir!

Açlığın ne olduğunu en iyi ancak açlık çeken bilir… Açlık çekmeyen açlığın ne olduğunu ne bilir!

Babanın kıymetini en iyi ancak babasız kalanlar, babasız büyüyenler bilir… Babasız kalmayanlar babanındeğerini ne bilir!
***

Yazıyı Oku

Küstürenlere Acil Neşter!..

“Kuvvetli bir hükümdarın adil bir veziri, efendisinin bütün adaletsizliklerini tamir edebilir. Fakat bizzat vezir de zalim olursa devlet binası yerle bir olur.”(Timur)

***
Cumhurbaşkanım!Sayın Recep Tayyip Erdoğan!..

Lütfen etrafınızı kuşatmış, ayağınızın altını boşaltmaya çalışan, halkın güven duymadığı ve gayet iyi bildiği şahsiyetleri artık sizler de görünüz ve etrafınızdan uzaklaştırınız!

Aksi halde 7 Haziran ve 31 Mart sonuçlarının müsebbibi, küskünler ordusunun kahramanları kadroyla 23 Haziran’da farklı sonuç beklemek hayal olabilir!

Görülen o ki, bugüne kadar sizlere yanlış rapor verip yanlış yönlerdirme yapanlar yine vazife başında.

Öncelikle basın danışmanlarınızdan ve metin yazarlarınızdan başlayınız!

Sizlerin iyiliğini isteyen, istikrar ve huzurun bozulmaması için gayret gösteren samimi ve hasbî dava ve gönül erleri dostlarınızın, münevver kanaat önderleri ve yazar-çizer basın mensuplarının özelikle son bir yıldır yazdıklarınalütfen bi’göz atınız!
***

Yazıyı Oku

Dünya Kıble Günü!..

Her yıl sadece iki defa, aynı gün ve aynı saatte (Türkiye saatiyle 28 Mayıs saat 12.18 ve 16 Temmuz saat 12.27’de) güneş tam KÂBE-İ MUAZZAMA üzerinde bulunur.

Bu iki vakitte, dünyanın o anda gündüz olan yerlerin herhangi birinde güneşe dönen kimse, aynı zamanda KÂBE-İ MUAZZAMA'ya yani KIBLE'ye dönmüş olur.

Güneşin tam Kâbe’nin üzerine geldiği 28 Mayıs ve 16 Temmuz günleri DÜNYA KIBLE GÜNÜ olarak kabul edilmiştir.

Yazıyı Oku

Sen teşkilatını dışarıda eleştiremezsin!

Sen teşkilatını dışarıda eleştiremezsin!

Sen ki iktidar partisi teşkilat birimlerinde görevlisin!..
Sen ki birinci ve ikinci
 derecede yakınların parti teşkilat birimlerinde görevli; partinin icraatlarını, teşkilat birimlerinde görevli siyasetçileri, hükümetin ve bürokratın icraatlarını dışarıda (kamuoyu önünde) eleştiremezsin!
Sizler, eleştirdiğiniz o eksik ve yanlışlıkları gidermek için teşkilatlarda görev almadınız mı?
Hem teşkilatlarda görev alacaksınız hem de teşkilatı (partiyi, görevlilerini, hükümeti ve bürokratları) eleştireceksiniz!.. Bu, teşkilat içindeki acziyetin ve beceriksizliğin itirafı (günah çıkartmak) mıdır?

Yazıyı Oku

Anneler Günü!..

Neden her gün değil de sadece senede bir gün Anneler Günü?


Anneler günü; ABD menşeli, materyalist dünya ülkelerinin kutladığı bizim de taklit ettiğimiz malum günlerden biri.
*
Anne; değerini ve ehemmiyetini anlatmakta kelimelerin ve sıfatların aciz kaldığı müstesna bir varlık!
Materyalist dünya ülkeleri biz Müslümanlara anneyi, anne sevgisini, annenin kıymetini anlatamaz!
Biz Müslümanların anne ve baba sevgisi hususunda materyalist dünya ülkelerinden öğreneceğimiz bir şey yoktur!

Zira annenin, hatta sadece annenin değil anneyle birlikte babanın ne olduğunu, onlara nasıl hizmet edilmesi, onların nasıl sevilmesi gerektiğini biz Müslümanlara Yüce Rabbimiz yol göstermiş, Sevgili Peygamberimiz tavsiyelerde bulunmuş!

Biz Müslümanlar, materyalist dünya âlemi gibi senede sadece bir gün anne ve babayı anmak ve hatırlamak yerine, senenin her günü ve her halde onlara iyi davranmakla ve hususen ihtiyarlık çağına ulaştığında “sakın onlara “öf!” bile deme; onları azarlama; onlara tatlı ve güzel söz söyle.” İlahî ikazla emrolunmuşuzdur!

Keza biz Müslümanlar, Cennete götürecek amellerden birinin de anne ve babaların gönlünü kazanmak, onları hoşnut etmek olduğunu da bilirler!
*

Yazıyı Oku

HoşgeldinYâŞehr-i Ramazan!..

“Nice oruç tutanlar vardır ki, kendisine sadece susuzluğu kalır; nice gece namazına kalkanlar da vardır ki, sadece gece uykusuz kalmış olur.” (İbnMâce)


Bizleri müminler olarak bir kez daha Ramazan-ı Şerif’in rahmet ve mağfiret iklimine kavuşturan Yüce Rabbimize sonsuz hamd-ü senalar olsun… 
Salatü selam, Tahiyyat-ü ikram ve her türlü ihtiram iki cihan serveri Peygamber efendimiz Hz. Muhammed Mustafa Sallallahu Aleyhi ve Sellem efendimize, O’nun âline, ahbabına, ailesine, ashabına ve etbaına olsun.
***
Yarın Ramazan!..
Merhaba YâŞehr-i Ramazan!..
Gel yâŞehr-i Ramazan gel!..Bize gel, evimize gel, işyerimize gel!..Caddemize ve sokağımıza, köyümüze ve mahallemize, şehrimize ve ülkemize gel!..Gel de sar bizi,kuşat bizi, nurlandır bizi!
***

Yazıyı Oku

Rabia Naz Vatan’ın ölümünde aydınlanamayan sır!.. Sır ki, ne sır!

HSK devrede…
Adalet Bakanı Abdulhamit Gül devrede…
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu devrede…
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Nurettin Canikli devrede…
Bütün ulusal ve mahalli basın takipte;
Lakin bir yılı aşkın zamandır aydınlanamayan bir sır!

11 yaşındaki bir kızın ölümü; kaza mı, cinayet mi, intihar mı?
Nasıl bir sırdır ki, bir yıldır aydınlanamıyor?
Aydınlanamıyor mu, yoksa aydınlatılmıyor mu?
Bu nasıl bir sırdır, bu nasıl bir araştırmadır?

Yazıyı Oku

Hasta randevu sisteminde çağdaş(!) uygulama!..

Hasta randevu sisteminde çağdaş(!) uygulama!..

Hasta randevuları ya internet üzerinden ya da acil durumlarda sabah erkenden hastane gidip (eski usul, sıraya girerek) kayıt yaptırarak alınabiliyor…
***
İnternet üzerinden rahatlıkla randevu alabilirsiniz lakin 6-7 yaşlarındaki çocuğun anne-babası, ya da yaşlı anne-babanın evladı olarak hastanın nüfus kâğıdını göstererek hastaneden randevu alamazsınız!
***
Yer: Giresun Üniversitesi Prof. Dr. İlhan Özdemir Eğitim ve Araştırma Hastanesi ek binası, Nizamiye yerleşkesi…
Hadise: Bulancak’ta ikamet eden bir anne, 6 ve 9 yaşlarında çocuklarına göz doktorundan randevu almak için sabah erken saatte Fakülte’de sıraya girer… Çocuklarının nüfus kâğıtlarını gösterir, randevu talebinde bulunur…
Görevli elemanın cevabı: Kusura bakmayın, hastayı (çocuk da olsa, yaşlı da olsa) görmeden randevu veremiyoruz.
Bu hastanede bütün polikliniklerde uygulama böyleymiş

Yazıyı Oku

ÇALINAN, KAYBETTİRİLEN DEĞERLERİMİZ !..

”Sen taş, kaya ve mermer dahi olsan, eğer bir terbiyecinin (gönül sahibinin) eline düşersen cevher olursun…”(Hz. Mevlana)

Kaybettiğimiz değil kaybettirilen, yitirdiğimiz değil çalınan değerlerimizin farkında mıyız, ya da ne kadar farkındayız?
Kişi ihtiyacı olan şeyin peşine koşar… Kişi neyi kaybettiğini, nerede kaybettiğini biliyorsa; arayacağı şeyi de bilir, arayacağı yeri de!Lakin neyi nerede kaybettiğinizi bilmiyorsanız boşuna aramayınız, bulamazsınız!
***
Nice değerlerimizi çaldılar, fakat hala neyi kaybettiğimizin farkında değiliz.
Kaybettiğimizi bilemeyince de arama ihtiyacı hissetmiyoruz…
Dahası, kaybettiğimizin farkına varırsak arayacağımızı bilenler, bizlere düşünme fırsatı da vermiyorlar… Bizleri mâlâyânî(boş ve faydasız) şeylerle oyalıyorlar.
İşte tv programları… En fazla reyting getiren, seyirci toplayan programlar eğlence ve spor programları!

***


Yazıyı Oku

Çocuk eğitimine ezber bozan farklı bir bakış!..

Çocuk eğitimine ezber bozan farklı bir bakış!..


Anne babaların, çocuklarına karşı esnek olmayı öğrenmeleri gerekiyor. Çocuklarınıza aynı standartları uygulamayın.
Onlara sevgiyle öğretin. Bazı çocukların daha fazla eğilimi vardır, daha hızlı öğrenmek istiyorlardır ve siz de onlara o şansı verirsiniz.

Benim 6 tane çocuğum var. Hiçbiri Kur’anı aynı şekilde ezberlemiyor. Hiçbiri Kur’anı aynı şekilde çalışmıyor. Hiçbiri! Çocuklarımdan biri, bir şeyi beş dakikada ezberleyebiliyor. Ben onları birbirleriyle kıyaslamıyorum. “Niye kardeşin gibi öğrenmiyorsun sen, hıh?” Böyle bir şey söylemiyorum. Bu zulüm. Bu, zulüm!

Böyle davranmak çocukta dine karşı nefret oluşturuyor. Böyle bir davranış karşısında çocuk “Bu kitap yüzünden babam, kardeşimi benden daha çok seviyor” diyebiliyor. Yanlış bu! Böyle davranmayın. Böyle davranmayı kesin! Çocuklarınızın üzerine bu kadar baskı yapmayı bırakın.

Yazıyı Oku

Sözü zamanında ve güzel söyleyebilmek…

Sözü zamanında ve güzel söyleyebilmek…
Söz vardır savaşı kestirir, söz vardır başı kestirir.
Söz vardır sahibini ipe götürür, söz vardır sahibini ipten aldırır. 
Sözün maksadı kadar söylenişi de, üslubu da önemlidir.
***
“İşin sırrı ne söylediğinde değil ne şekilde söylediğinde gizlidir.”
***

Yazıyı Oku

Çanakkale Zaferinin 104. Yıl dönümü…

“Ey şehîd oğlu şehîd, isteme benden makber,
Sana âgûşunu açmış duruyor Peygamber.” (Mehmet Akif Ersoy)

Çanakkale Zaferi; imanın küfre, hakkın batıla, mananın maddeye üstünlüğünün zaferidir.
Çanakkale Zaferi; emperyalist güçlerin hezimetidir.
Bu yıl, Çanakkale Zaferinin 104. Yıl dönümünü (geçmiş yıllara göre sessiz sedasız!) yad ediyoruz.

Yazıyı Oku

Seçmeni doğru anlamak!..

Her seçmen aynı mülahazalarla rey vermez… Kimi manevi düşünce ve beklentilerle, kimi maddî ve dünyevî sıkıntı ya da beklentilerle, kimi siyasî ve fikrî düşüncelerle rey kullanır… Özellikle mahalli seçimlerde (genel seçimlerin aksine) parti liderlerinden ziyade mahalli adayların hizmet noktasında ehliyet ve liyakati, seçmenle olan beşeri münasebetleri, adayları kimlerin tavsiye ve telkin ettiği gibi vasıflar seçmenin rey vermesinde etkili olur. Özellikle belediye başkanlığında “adayları kimlerin tavsiye ve telkin ettiği” kriteri büyük önem arz eder. Zira günümüz siyasetinde bilinen (istisnası olmakla beraber) genel bir kanaat hâkim: Seçilen bir kişi, kendinin seçilmesini sağlayan seçmenlerden ziyade aday gösterilmesine vesile olan kişilere minnet duygusuyla bağlı kalırlar… 

Yazıyı Oku

Anayasal haklar!..

Seçim sürecinde parti liderlerinin ve adayların siyasî konuşmalarını, seçim taahhütlerini, yüksek perdelerden adaylar ve partiler hakkındaki ithamları duyunca ve okuyunca; kişilerin Anayasada yazılı haklarını, kişilerin masumiyet ilkesini hiçbir liderin ve siyasetçinin bilmemesi mümkün değilken; gündem yoğunluğu ve siyasî stresin etkisiyle bir anlık gaflet sebebiyle bu konuşmaların yapıldığını farz etsek bile; liderlerin etrafında bunları ikaz edecek hiç mi kimse bulunmaz diye hayıflandık!..

Yazıyı Oku